×
Düzce PostasıBy SERBAY INTERACTIVEGoogle Play'de ÜCRETSİZ
GÖSTER

Vatandaşın yorumları...

17.07.2021


BİZ DÜZCELİLER

ŞEHİRDEKİ ANILARIMIZI CANLANDIRAN VARLIKLARDI

Üzgünüm, çok üzgünüm! Valiliğin önündeki güzelim ağaçların hepsini kestiler. Üstelik millet bahçesi, yani park yapma uğruna kesildi o ağaçlar. Bu nasıl bir zihniyettir ki, park yapmaya ağaç keserek başlıyor. Lütfen söyleyin, bunun bir açıklaması var mı? O ağaçlar ki, yıllardır bulundukları yerde adeta şehrin simgesi haline gelmişlerdi.  Hani şehrin hafızası diyoruz ya, işte o ağaçlar tam da şehirdeki anılarımızı canlandıran varlıklardı. Bizim arkadaşlarımızdı yahu onlar! Bizim yaşadıklarımıza sessizce tanıklık eden, uysal dostlarımızdı! Yıllar önce tekel lojmanlarının güzelim bahçesindeydiler. O zamanlar daha çoktular. Sonra çeşitli değişikliklerle azalarak bugüne kadar geldiler. 2012 yılında, doğal ağaçların arasında duran yapma ağacı eleştirmek için o ağaçların fotoğrafını çekmiştim (ilk fotoğraf). Ne kadar heybetli duruyorlar değil mi? Son olarak ta, oradaki yeni projenin başladığı gün fotoğraflarını çektim. (2. ve 3. fotoğraflar) Sanırım bunlar o ağaçların son fotoğrafları. Kesildikten sonra boş alanın fotoğraflarını da görüyorsunuz. (4., 5. Fotoğraflar.) Bu karşılaştırma tahribatın boyutlarını da gözler önüne seriyor. “Ağaçlar ömürlerini doldurmuşlardı, çürüyorlardı, onun için kestik” derler diye geriye kalanların yakından fotoğraflarını da paylaşıyorum. Sapasağlam gövdeler! İlerde oraya birkaç tane kıytırık süs ağacı dikecekler ve, “bakın, orayı ağaçlandırdık, eskisinden daha güzel yaptık” diyeceklerdir. Ne diyebilirim ki başka bilemiyorum. Haberini yapmışlar mı diye yerel medyayı taradım, hiçbir şey bulamadım. Onun yerine ne vardı biliyor musunuz? Kent Konseyinin ağaçlandırma yaptığı haberi. Bir iki yere büyük törenlerle birkaç fidan dikmişler ve bunu büyük fotoğraflarla haber yapmışlar. Gerçekten şaka gibi! Şehrin göbeğinde, adeta şehrin simgesi olan, yıllardır orada var olan ağaçlar kesiliyor, kimsede çıt yok. Hadi medyayı geçtim, onlar zaten belediyenin, resmi kurumların resmi yayın organları gibi çalışıyorlar; sivil toplum örgütleri nerede? Yok mu hiç, en azından bir basın bülteniyle protesto edecek bir örgüt? Bu kadar mı sindirildik, bu kadar mı korkutulduk, bu kadar mı umursamaz hale getirildik? Yazıklar olsun! NOT: Gözümden kaçmış olabilir. Şu ana kadar haber yapmış olan bir medya kuruluşu, protesto eden bir örgüt olmuş ise onları bu yazımın dışında tutuyor, tutmakla da kalmıyor alınlarından öpüyorum. ALEV İŞLER

 

Prof. Dr. Celal Erbay’ın “Ne işi var Türkiye’nin “Afganistan’da” diyebilir miyiz?” yazısına yapılan yorum şöyle:

YENİ PERSPEKTİFLER KAZANDIRMAKTADIR

Afganistan Türkiye sosyal, kültürel, askeri ve siyasi ilişkilerini, derin bir vukfiyetle ele alan bu yazı, Türkiye'nin gelecekteki dış politikasına da yeni perspektifler kazandırmaktadır. Yazar Sayın Prof. Dr. Celal Erbay'ı tebrik ediyorum. HAYRETTİN ŞALLI

Prof. Dr. Celal Erbay’ın “Acıların yıl dönümü!” yazısına yapılan yorum şöyle:

15 Temmuz milletin vatana ve demokrasiye sahip çıktığı gündür. Bayrak inmez ezan dinmez. Darbecilere lanet olsun. Ölenlere rahmet olsun. HASAN KUDAL

 

“Diplomalarını aldılar” haberine yapılan yorum şöyle:

Biz boşuna mı 3 yıl lise okuduk! MURAT ACAR

Sizin Yorumunuz?
GÜNÜN ÇOK OKUNANLARI